DEPREM BÖLGELERİNDE HİDROLİK ASANSÖR KULLANMANIN FAYDALARI
DEPEM BÖLGELERİNDE ASANSÖRLER
Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle 1. derecede deprem riski altında olması nedeniyle zaman zaman oluşan depremlere maruz kalmaktadır. Zamanı ve şiddeti öngörülemeyen çok büyük depremler esnasında binaların zarar görmesini engelleyecek yapı teknolojileri bulunmaktadır. Yaşanan bir deprem sonrası binaların yıkılmaması, su, doğalgaz ve elektrik hatlarının çalışır halde olması öncelikli beklentidir.
Deprem esnasında ve sonrasında yapılarda hasarlanmaması istenen ekipmanlardan birisi de kuşkusuz asansörlerdir. Sarsıntı sırasında elektro-mekanik yapısı sebebiyle hasarlanmaya müsait olan asansörler çok sayıda bileşeni ile yapılarda ki en pahalı ekipmanlar arasında yeralır. Yaşanabilecek bir deprem esnasında oluşan asansör arızaları tamirat, yeniden işletmeye alma, kullanımın durması gibi maddi kayıplara aynı zamanda kabinde mahsur kalma, yaralanma veya can kaybıyla sonuçlanacak olaylara sebep olabilir.
İşlevi nedeniyle hastaneler, kamu kurumları gibi önemli yapılarda deprem sonrası asansörün halen kullanılabiliyor olması hayati öneme sahiptir. Dolayısıyla depreme karşı yapı teknolojilerine verilen hassasiyet asansör gibi önemli bir işleve sahip ekipmanın seçiminde de gözardı edilmemelidir.
EN 81-77 Deprem bölgelerinde asansör güvenliğini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Bu standart; yaralanmaları ve can kaybını önlemek, kabin içerisinde mahsur kalmayı engellemek, kullanım dışı kalan asansör sayısını minimum seviyeye çekmeyi amaçlamaktadır.
Deprem Bölgelerinde Asansör Hasarları
-Kullanılan emniyet standartlarının, deprem kuşağında yer alan asansörlere yeterli gelmemesi
-Deprem bölgesine uygun asansör tipinin kullanılmaması
-Yerel yönetimlerin deprem bölgelerinde kullanılan asansörler için yaptırım uygulamaması
deprem bölgelerinde yeralan asansörlerin hasarlanmalarında başlıca sebeplerdir.
İlk etapta deprem bölgesinde kullanılabilecek en uygun asansör sisteminin ne olduğu belirlenmeli ve öncelik bu tip asansörlere verilerek olması muhtemel riskler ve kayıplar en az seviyeye indirilmelidir. Deprem bölgelerine uygun asansörlerin;
-Hasarlanma riski düşük, mukavemeti yüksek olmalı
-Acil durum operasyonları güvenli ve basit olmalı
-Deprem sonrası işletmeye alma ve bakım maliyeti düşük olmalıdır.
ASANSÖRLERİN TİPLERİNİN DEPREME KARŞI MUKAVEMETLERİ
Asansörlerin depreme mukavemetini belirleyen başlıca etken asansörde karşı ağırlığın olup olmamasıdır. Halatlı asansörlerde karşı ağırlık asansördeki en ağır bileşendir. Hidrolik tahrikli asansörlerde ise karşı ağırlık kullanılmaz. Hidrolik asansörlerde bulunan silindir sarsıntıları büyük ölçüde elimine etmektedir.
Deprem esnasında üst katların daha çok sallanmasından dolayı halatlı asansörlerde bulunan makine-motor grubu ve raylar çok çabuk hasara uğrarlar.
İzmit ve Van depremlerinde gözlemlenen halatlı asansör hasarları şunlardır.
-Karşı ağırlık parçalarının kabinin üzerine düşmesi
-Halatların kopması ve kasnaklardan çıkması
-Ray braketlerinin parçalanması
-Patenlerin kırılması ve gevşemesi
-Kuyuların çökmesi ve kabinin dibe vurması
Hidrolik Asansörlerin Depreme Mukavemeti
Genelde altı kata kadar olan binalarda kullanılır, karşı ağırlıkları yoktur. Makine dairesi zemin veya birinci kata kurulabilir, kuyuya yakın olması gerekli değildir. Karşı ağırlık olmadığından kuyu ebatları daha küçük olabilir.
Hasarlanma Riski; diğer asansör tiplerine göre daha güvenlidirler. Seattle’da (USA) 2001 yılında meydana gelen deprem sonrası yapılan incelemelerde halatlı asansörlerde %11 olan hasarlanma oranı, hidrolik asansörlerde %1 olarak tespit edilmiştir.

Hidrolik asansörlerin daha az zarar görmesinin nedeni;
–Hidrolik tahrikli asansörlerde bulunan silindirin sarsıntıları elimine etmesi
-Karşı ağırlık olmaması
-Çalışma prensibinin daha basit olması
Makine Daireli Asansörlerin Depreme Mukavemeti
Deprem bölgelerinde hidrolik asansörlerin hizmet veremediği yüksek binalara en uygun asansör tipidir. Bu asansör tipinde karşı ağırlık kullanılır, makine dairesine ihtiyaç vardır. Makine dairesinin kuyunun yanında olması gereklidir.
Halatlı Asansörlerin avantajları; yüksek hızlı projeler için uygundur, karşı ağırlık kullanıldığından enerji tüketimi daha azdır.
Hasarlanma Riski; Karşı ağırlık kullanıldığından yukarıda sayılan hasarlanma risklerini taşırlar.
Makine Dairesiz Asansörlerin Depreme Mukavemeti
Makine dairesiz asansörlerde dişli bulunmadığından yağlama problemi yoktur ve daha az enerji tüketirler. Tahrik ünitesi kuyu içinde veya kuyu yanında olabilir. Makine dairesine ihtiyaç duyulmaması en büyük avantajlarıdır.
Hasarlanma Riski; Makine daireli asansörler ile eşdeğer riske sahip olmasının yanında kuyu üzerinde bulunan asansör makinesinin sarsıntı esnasında kabin üzerine düşme riski vardır. Halatların kuyu konstrüksiyonuna yakın olması nedeniyle takılma ve kopma tehlikesi vardır.
Makine dairesiz asansörlerde kullanılan kontrol elemanlarının bir bölümünün kuyu içerisine yerleştirilmesi durumunda kuyudaki mevcut nemden etkilenmesi muhtemeldir.
Depremler yapılardaki su borularına, elektrik ve gaz tesisatlarına zarar verebilir su baskını, yangın gibi tehlikelere sebep olabilirler. Deprem bölgelerinde kullanılan asansörler en azından kabinde mahsur kalan kişilerin kurtarılmasına kadar sarsıntılara dayanabilecek mukavemette olmalıdırlar.
Sonuç olarak hidrolik asansörler deprem tehlikesi altında az katlı binalarda kullanılabilecek en uygun asansör tipidir. Asansör ağırlığının yapının tabanı tarafından taşınması, silindir sisteminin sarsıntıları elimine etmesi, çalışma prensibinin daha basit olması, karşı ağırlık olmaması hidrolik tahrikli asansörleri daha güvenli yapan başlıca etkenlerdir.